Anonim Şirkette Tasfiye Süreci ve Tasfiye Memurlarının Temsil Yetkisi
GİRİŞ
Anonim şirketler, ticaret şirketleri arasında gerek ticari hayatta sağladığı kolaylıklar gerekse kendine has bazı farklılıkları sebebiyle sıklıkla tercih edilmektedir. Bu nedenle anonim şirketlerle ilgili birçok sorun hem uygulama da hem de doktrin tartışmalarında görülmektedir. Anonim Şirketin Ortakları, ortak bir amaç doğrultusunda bir araya gelseler dahi her ortağın menfaatinin aynı olması düşünülemez, bu nedenle her ortağın menfaatleri aynı noktada birleşmeyecektir. Dolayısıyla, anonim şirketin ortakları arasındaki menfaat çatışmaları veya uyuşmazlıklar çıkabilir. Bu durumların meydana gelmesiyle birlikte sona erme gündeme gelecektir. Anonim şirketler temelde iki sebeple sona ermektedir. Bu sebepler, infisah ve fesih sebepleridir. İnfisah sebeplerinin ortaya çıkmasıyla birlikte ortaklık kendiliğinden sona ermekteyken, fesih sebebiyle sona erme müessesinde ise ortaklığın kendiliğinden sona ermesi mümkün değildir. Bir organ veya makam kararına ihtiyaç duyulmaktadır. Şirketin feshine karar verecek makam mahkeme olabileceği gibi bazı hallerde şirket genel kurulu da olabilir. Özellikle bu yönüyle fesih, infisah sebebiyle sona ermeden ayrılmaktadır. Bu çalışmamızda Anonim şirketin tasfiyesi ve tasfiye memurlarının temsil yetkisi üzerinde durulacaktır. Sona erme kendi başına çok geniş bir kavramdır. Bu nedenle, çalışmamızda yeknesaklığın bozulmaması amacıyla kısaca değinilecektir. İlk olarak, tasfiye aşamasına geçilmesine sebep olan sona erme sebepleri üzerinde kısaca durulduktan sonra çalışmanın özünü oluşturan anonim şirketin tasfiyesi incelenecektir. Anonim şirketin tasfiyesi, sona ermenin doğal sonucudur. Anonim şirket, mahkeme veya genel kurulca feshedildikten yahut infisah sebebi neticesinde sona erdikten sonra tasfiye aşaması söz konusu olur. Tasfiye aşamasının, ortaklığın organları, amacı, işleyişi, pay sahiplerinin hakları üzerine etkisi olur. Özellikle tasfiye aşamasının Ticaret siciline tescil edilmesi ve ilanıyla başlayan süreç, tasfiye aşamasını yürütecek tasfiye memurun belirlenmesiyle devam edecektir. Tasfiye aşamasının, anonim şirketin amacı, zorunlu organlarından olan genel kurul ve yönetim kurulu üzerine etkileri değerlendirilecek ve tasfiye süreciyle ilgili bilgi verilecektir. Çalışma, Tasfiye sürecinin, anonim şirketler üzerinde oluşturduğu etki ve tasfiye memurların ortaklıktaki görevlerinin incelenmesinin ardından son bölümde Tasfiye Memurunun Temsil Yetkisi üzerinde durulduktan sonra tasfiye sürecinin sona erip ortaklığın Ticaret Sicilinden terkin edilerek gerçek anlamda sona ermesiyle bitirilecektir.
ANONİM ŞİRKETİN SONA ERMESİNİN SONUÇLARI 1.1 Anonim Şirketin Sona ermesi 1.1.2 Genel Olarak Anonim şirket, Kanun’da yapılmış olan tanımdan da anlaşılacağı üzere bir veya birden çok kişinin iktisadi bir amaç için belirli bir veya birden fazla alanda faaliyette bulunmak üzere yazılı sözleşme hazırlamak suretiyle kurdukları esas sermayesi belirli ve paylara bölünmüş borçlarından dolayı sadece malvarlığıyla sorumlu tüzel kişiliği bulunan bir şirkettir1. Anonim şirketin, ticaret siciline tescili kurucu nitelik taşımaktadır. Ortaklığın, sicile tescil edilebilmesi için esas sözleşmenin yazılı olarak hazırlanması ve TTK.m.339 hükmünde sayılmış olan zorunlu unsurlara haiz olması gerekmektedir2. Yazılı bir şekilde hazırlanan ve zorunlu unsurları mevcut esas sözleşmenin hazırlanmasıyla birlikte artık imza aşamasına gelinir. Tarafların imzasının noterce onaylanması veya esas sözleşmenin Ticaret Sicili müdürü ya da müdür yardımcısı huzurunda imzalanmasının ardından tescil ile kurulur. Tescil ile birlikte anonim şirket, ortaklarından ayrı tüzel kişilik kazanır ve hak ehliyetini iktisap eder. Anonim şirketler kanuna uygun bir biçimde kurulsa dahi sonradan bazı sebeplerle sona erebilir. Bu sebepler temelde infisah ve fesih sebepleridir. İnfisah sebebinin gerçekleşmesi durumunda anonim şirket herhangi bir mahkeme veya makam kararına gerek olmaksızın kendiliğinden sona ermektedir. Lakin, fesih sebebinin meydana gelmesiyle birlikte anonim şirket kendiliğinden sona ermeyecektir. Fesih sebebinin ortaya çıkması sonucunda anonim 1 1) Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. 2) Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur. 2 Türk Ticaret Kanunu m. 339 ‘’ Esas sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve bütün kurucuların imzalarının noterce onaylanması veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü̈ yahut yardımcısı huzurunda imzalanması şarttır. (2) Esas sözleşmeye aşağıdaki hususlar yazılır: a) Şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunacağı yer. b) Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış̧ bir şekilde şirketin işletme konusu. c) Şirketin sermayesi ile her payın itibarî değeri, bunların ödenmesinin sekil ve şartları. d) Pay senetlerinin nama veya hamiline yazılı olacakları; belirli paylara tanınan imtiyazlar, devir sınırlamaları. e) Paradan başka sermaye olarak konan haklar ve ayınlar; bunların değerleri, bunlara karşılık verilecek payların miktarı, bir işletme ve ayın devir alınması söz konusu olduğu takdirde, bunların bedeli ve şirketin kurulması için kurucular tarafından şirket hesabına satın alınan malların ve hakların bedelleriyle, şirketin kurulmasında hizmetleri görülenlere verilmesi gereken ücret, ödenek veya ödülün tutarı. f) Kurucularla yönetim kurulu üyelerine ve diğer kimselere şirket kârından sağlanacak menfaatler. g) Yönetim kurulu üyelerinin sayıları, bunlardan şirket adına imza koymaya yetkili olanlar. h) Genel kurulların toplantıya nasıl çağrılacakları; oy hakları. ı) Şirket bir süre ile sınırlandırılmışsa, bu süre. i) Şirkete ait ilanların nasıl yapılacağı. j) Pay sahiplerinin taahhüt ettiği sermaye paylarının türleri ve miktarları. k) Şirketin hesap dönemi
şirketin sona ermesi bir makam veya yargı kararına bağlıdır. Sona ermenin doğal sonucu ise tasfiyedir. Bazı sona erme sebepleri tasfiye sürecini başlatmasa bile tasfiye muhakkak sona erme sebeplerini izleyen bir süreçtir3. Tasfiye anlam itibariyle, arıtmak, ayıklamak ve temizlemek anlamında kullanılmaktadır4. Anonim şirketin, tasfiye aşamasına girmesi ile birlikte organlarının yetkilerinde, ticaret unvanında, işleyişinde tasfiyeye özgü birtakım değişiklikler meydana gelir. Tasfiyeyle birlikte anonim şirket aslında teknik anlamıyla sona ermeye hazırlanmaktadır. Tasfiye aşaması, tasfiye memuru tarafından yönetilir ve şirketin alacakları, borçları, faaliyetleri tasfiye aşaması boyunca tasfiye memuru yönetimi altındadır. 1.1.3 Anonim Şirketin İnfisahı Anonim şirket, infisah sebeplerinin meydana gelmesiyle birlikte kendiliğinden mahkeme veya herhangi bir makam kararına ihtiyaç duyulmaksızın sona erer. İnfisah sebepleri, Türk Ticaret Kanun’un 529. Maddesinde düzenlenmektedir. 1.1.3.1 Esas Sözleşmedeki Sürenin Sona Ermesi Anonim şirketin Anayasası kabul edilen esas sözleşmede sona ermeye yönelik herhangi bir hüküm bulunması zorunlu değildir. Ancak, esas sözleşmeye hüküm konulmak suretiyle şirketin sona ermesine yönelik bir süre öngörülebilir5. Böylece, sürenin sona ermesiyle birlikte Türk Ticaret Kanunun 529/1 hükmü gereğince anonim şirket sona erer.6 Ne var ki, Anonim şirket esas sözleşmede öngörülen sürenin geçmesinden sonra belirsiz süreli hale gelmesin. Anonim şirket, sona ermesine ilişkin öngörülen sürenin geçmesine rağmen, fiilen iş ve işlemlere devam ederse belirsiz süreli hale gelmiş olur ve sona ermez7. Fakat, daha önce de bahsedildiği gibi öngörülen sürenin geçmesinden sonra fiilen iş ve işlemler durmuşsa kendiliğinden sona ermektedir. 3 Karaman Coşkun, Özlem, Anonim Şirketin Tasfiyesi, (1.baskı). Adalet Yayınevi, 2015, s.6. 4 Bkz. TDK Güncel Türkçe Sözlük, http://sozluk.gov.tr/, çevrimiçi, Aralık, 2023. 5 Erdem, Nuri, Şirketler Hukuku Şerhi, İstanbul, Seçkin Yayınevi, III.c, s.3518; Karaman Coşkun, Özlem, Anonim Şirketin Tasfiyesi, (1.baskı). Adalet Yayınevi, 2015, s.7; Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, ( 5.Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi, 2017, s. 648. 6 Türk Ticaret Kanunu m.529: a) Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle, b) İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle, c) Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle, d)421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla, e) İflasına karar verilmesiyle, f) Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde, sona erer. 7 Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, ( 5.Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi, 2017, s. 648; Erdem, Nuri, Şirketler Hukuku Şerhi, İstanbul, Seçkin Yayınevi, III.c, s.3518; Karaman Coşkun, Özlem, Anonim Şirketin Tasfiyesi, (1.baskı). Adalet Yayınevi, 2015.
1.1.3. İşletme Konusunun Elde Edilmesi
veya Elde Edilmesinin İmkânsız Hale gelmesi Anonim şirketler, TTK.m.331 hükmünden de anlaşılabileceği gibi kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi amaç ve konular için kurulabilir8. Başka bir deyişle, anonim şirketin büyük sermaye birikimi sağlayabilmesi, önemli iktisadi faaliyetleri gerçekleştirebilmesi nedeniyle bir faaliyet alanında etkinlik göstermek ve o faaliyet alanına özgü işletme konusu seçilmek suretiyle kanuna aykırı olmayacak şekilde kurulurlar9. İşletme konusu, ortaklığın faaliyet gösterdiği alan içerisinde somut olarak hangi iş ve işlerle uğraşacağı gösteren daha rafine bir kavramdır. Anonim şirketler, sadece bir işletme konusu seçilerek kurulmadığından genelde birçok faaliyet alanında ve işletme konusunda etkinlik gösterdiğinden günlük hayatta bu nedenle anonim şirketin sona ermesine pek rastlanmayacaktır. Fakat, bazı hallerde işletme konusu elde edilebilir. Örneğin, sadece Ankara’da bir metro yapımı için kurulan anonim şirket metro yapımından sonra işletme konusunu elde edeceği için sona erecektir10. Anonim şirketin, faaliyet gösterdiği alan çerçevesinde seçtiği işletme konusu sonradan imkânsız hale de gelebilir. Nitekim, imkânsızlık fiili ve hukuki olarak vücut bulabilir ve bu sebep nedeniyle anonim şirket sona erebilir. 1.1.3.3 Esas Sözleşmede Öngörülmüş Herhangi Bir Sona Erme Sebebinin Gerçekleşmesi Anonim ortaklık, esas sözleşmeye konulan sona erme sebeplerinin hasıl olmasıyla birlikte sona erebilir. Lakin, esas sözleşmeyi düzenleyen Türk Ticaret Kanunu’nun 354. Maddesinde esas sözleşmeye ortaklığın sona ermesine dair bir hüküm konulup konulmayacağı düzenlenmiş değildir11. Ancak, TTK.m.529/1-c sözleşme serbestisi prensibi gereğince anonim ortaklık esas sözleşmesinde sona erme sebepleri düzenlenebileceğini belirtmiştir. Dolayısıyla, Sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle birlikte ortaklık kendiliğinden sona erer. Ne var ki, anonim ortaklığın sona ermesine ilişkin esas sözleşmeye hüküm konulmasına pek rastlanmaz. Fakat, sona erme hükmü konulduğu vakit ortaklığın kendiliğinden sona ereceği açıktır. Anonim Ortaklığın esas sözleşmesinde TTK ve diğer kanunlarda öngörülmeyen fesih ve sona erme sebeplerin düzenlenmesi halinde, bu sebeplerden birinin gerçekleşmesiyle birlikte pay sahiplerinin, ortaklığın feshini mahkemeden talep etmesi yönünde de hüküm konabilir12. 8 Türk Ticaret Kanunu m.331: ‘’ Anonim şirketler, kanunen yasaklanmamış̧ her türlü ekonomik amaç̧ ve konular için kurulabilir.’’ 9 Kayar, İsmail, 6102 Sayılı Kanun’a Göre Ticaret Hukuku, (5.baskı), Seçkin Yayınevi, Ankara, s.398, NKL; Ansay, Şirketler Hukuku Bilgisi, s.65, 66. 10 Pulaşlı, yazarın vermiş olduğu örneğe göre: ‘’ sanayi ve ticaret , genel faaliyet türü; buna karşın, seramik ithalatı ve ihracatı ile şehirlerarası otobüs işletmeciliği, turizm de somut işletme konularını gösterir.’’ 11 Coşkun, s.7.; Erdem, s.3532. 12 Pulaşlı, s. 651.
1.1.3.4 Genel Kurul Kararıyla Sona Erme Anonim
ortaklığın, karar organı genel kuruldur. Genel kurulda alınacak sona erme kararıyla da anonim ortaklık sona erebilir. Esas sermayenin yüzde yetmiş beşini oluşturan (%75)’ini oluşturan pay sahiplerinin sona erme yönündeki oylarıyla birlikte ortaklık genel kurul kararıyla sona erebilir. 1.1.3.5 Anonim Şirketin İflası Anonim şirketi sona erdiren bir başka sebep ise anonim şirketin iflasıdır. Anonim şirket hakkında asliye ticaret mahkemesinin vermiş olduğu iflas kararıyla anonim şirket sona erer. 1.1.4 Fesih Sebepleri Anonim şirketin, temelde infisah ve fesih sebepleriyle sona ereceği hususuna yukarıda değinmiştik. Fesih sebeplerini, infisah sebeplerinden ayıran en önemli nokta fesih sebebi ile sona ermede bir makam kararının gerektiği, infisah sebebinde olduğu gibi ortaklığın kendiliğinden sona ermediği, sona ermeye yönelik bir kararın bir kurum veya makam tarafından verilmesi gerekliliğidir13. Fesih sebebiyle sona erme, Türk Ticaret Kanunu’nun 530. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir14. 1.1.4.1 Organlardan Birisinin Eksikliği Sebebiyle Ortaklığın Feshi Anonim şirketin zorunlu organları, genel kurul ve yönetim kuruludur. Genel kurul, karar organı olarak görev yaparken, yönetim kurulu da icra organı olarak şirketin iç ve dış işlerini yönetmekle yetkili organdır. Bu itibarla, sayılan iki zorunlu organ anonim şirketin işleyişi bakımından o kadar önemlidir ki, uzun süre yokluğu özel fesih sebebi olarak öngörülmüştür. Organların yokluğu, geniş bir kavramdır. Bu nedenle, dar yorumlanmaması geniş çerçevede ele alınması gerekir. Yönetim kurulunun görev süresinin sona ermesine rağmen yeni yönetim kurul seçilememesi, Boşalan üyeliklere atama yapılamaması veya yapılmayarak organın oluşumuna engel olunması, genel kurulun uzun süre toplanamaması da bu kapsamda ele alınmalıdır15. Türk Ticaret Kanun’un 530. Maddesi uyarınca; uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değil veyahut uzun süreden beri genel kurul toplanmaması halleri için sona ermeye yönelik bir düzenleme yapılmıştır. Kanunun lafzından da anlaşıldığı 13 Coşgun, s.12.; Erdem, s. 3545. 14 Türk Ticaret Kanunu m.530: ‘’ Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir’’. 15 Erdem, s.3566.; Tekinalp (Poroy/ Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku II, ( yeniden yazılmış 13. Bası), İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2017. s.338;
üzere kanunen gerekli organlardan biri mevcut değilse veya genel kurul uzun süreden beri toplanamıyorsa pay sahipleri, şirket alacaklıları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı istemi üzerine Asliye Ticaret Mahkemesi yapacağı yargılama sonucunda gerekli önlemlerin alınması için süre uygun bir süre vermektedir. Gerekli önlemlerin alınmaması halinde artık şirketin feshine karar verir. 1.1.4.2 Haklı Nedenle Fesih Haklı fesih, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu ile birlikte Türk hukukuna girmiştir16. Esas sermayeyi oluşturan pay sahiplerinin en az onda biri, halka açık anonim şirketlerde ise yirmide birini temsil eden pay sahipleri haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden ortaklığın feshini isteyebilir. Bu hakkın yanı sıra azınlık pay sahiplerine dolaylı da olsa payının gerçek değerini alarak ortaklıktan ayrılma imkânı getirilmiştir17.Bu nedenle, azınlık pay sahiplerinin çoğunluk pay sahiplerine karşı korunması sağlanmıştır18. Tanınan bu hakkın hukuki niteliğinde bakıldığında bozucu yenilik doğuran bir hak olduğu açıktır. Özellikle sürekli nitelikteki hukuki işlemlerde tarafların bağlılığı da sınırsız değildir. Nitekim, tarafların sözleşme veya hukuki işlemlerle bağlılığının da istisnaları bulunmaktadır. Dolayısıyla, anonim ortaklıklarda ortaya çıkan haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden ortaklığın feshi istenebilir. Hangi hallerin haklı fesih kapsamında değerlendirileceği kanunda tek tek açık bir norm olarak düzenlenmemiş, hâkimin takdir yetkisine atıf yapılmış, bu nedenle, hüküm içi boşluk (intra legem) içeren bir düzenlemedir. Nitekim, Kanunun lafzına bakıldığında, haklı sebeplerin varlığı kavramı göze çarpmaktadır. Haklı sebep, hâkimin takdirine bırakılmıştır. Dolayısıyla, her somut olayın özellikleri dikkate alınmak suretiyle belirlenecektir. Bununla birlikte, haklı feshin sebeplerinin varlığının tespiti şirketin feshine karar verilebileceği anlamına gelmez19. Mahkemenin vereceği kararlar; fesih, davacıların şirketten çıkarılması ve Benzeri alternatif çözümler olarak belirlenmişken, Bir hususun üzerinde durulmasında fayda vardır. Yargılama sonunda karar verilirken, haklı neden sebebiyle fesih davasının ayırıcı bir unsuru da alternatif çözümler çerçevesinde mahkemeye geniş takdir yetkisi verilmesidir20. Bu itibarla, mahkemenin uyuşmazlığın çözümünde öncelikle alternatif çözümler üzerinde durması gerekir. Dolayısıyla, 16 Türk Ticaret Kanunu m.531: ‘’ Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.’’ 17 Erdem, s.3574; 18 Pulaşlı, s. 658. 19 Coşgun, s.14.; 20 Tekinalp (Poroy/ Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku II, ( yeniden yazılmış 13. Bası), İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2017. s.342;
duruma uygun düşen alternatif çözümlerin uygulanması ortada bulunan ihtilafın çözümlenmesi konusunda önem teşkil eder. ancak, alternatif çözüm yollarının duruma uygun düştüğü şekilde uygulanması mümkün değilse davacıların şirketten çıkarılması ve artık son aşamada ise şirketin feshine karar verilmesi, fesih kararı verilirken feshin son çare olması ilkesi de gözetilmesi gerekir21. Haklı sebep, geniş bir kavramdır. Kanunda haklı sebepler sayılmayarak yerinde bir düzenleme yapılmış. Hâkimin, haklı sebep kavramının içerisini somut olayın niteliklerine göre doldurulması istenmiştir. Nitekim, hâkim haklı fesih sebeplerinin varlığı tespit ederken ortaya çıkan sebeplerin ortaklık üzerinde yarattığı etkileri göz önüne alacak bu şekilde somut olayın niteliklerine bakarak ilgili sebeplerin haklı fesih olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine karar verecektir. Bununla birlikte, haklı fesih kavramının sadece ortaklıklar hukukuna ilişkin olmadığından söz edilmelidir. Nitekim, haklı fesih kavramı sürekli edimli sözleşmelerin taraflar arasında oluşan sebepler neticesinde sürdürülmesinin bir taraf için çekilmez hale geldiği durumlarda söz konusu olacaktır22. Haklı sebeplere örnek olarak; azınlık pay sahiplerinin kâr payı dağıtılması gibi mali haklarının sürekli ihlali, ortaklığa katılım, denetim ve bilgi alma haklarının ihlali, şirket içi çeşitli ihtilaflar sebebi sonucunda şirketin işleyemez hale gelmesi gibi sebepler haklı sebeplere örnek verilmekle birlikte yukarıda yaptığımız açıklamalar çerçevesinde hâkimin, her somut olayın niteliğine bakmak suretiyle haklı sebeplerin varlığını değerlendireceği de unutulmamalıdır. bu hususun yanı sıra, anonim şirketin ortakları arasındaki kişisel çatışmaların başka bir deyişle, öznel sebeplerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği öğretide tartışmalıdır. Birtakım, yazarlar AO’nun, sermaye şirketi olduğu bu nedenle sermaye şirketlerinde kişisel sebepler sebebiyle AO’nun feshinin istenemeyeceğini belirtmektelerdir23. Kişisel sebeplerin, ancak, şahıs şirketlerinde ortaya çıkmaları halinde fesih davasının konusu olacağını belirtmektedirler24. Fakat, öğretide sermaye şirketlerinin de kişisel sebeplerden dolayı haklı sebeple feshedilebileceğine dair görüşler bulunmaktadır. Bu Görüş etrafında toplanan yazarlar, 21 Kayar, İsmail, 6102 Sayılı Kanun’a Göre Ticaret Hukuku, ( 5.baskı), Ankara, Seçkin Yayınevi, 2018, s.485. 22 Demirsatan / nomer atıf- Tekinalp (Poroy/ Çamoğlu), haklı sebep kişisel atıf yap. 23 Nomer, Ertan, Füsun, “Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi Davası -TTK m.531 Üzerine Düşünceler”, İÜHFM C. LXXIII, S. 1, 2015, s. 426; Tekinalp (Poroy/ Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku II, ( yeniden yazılmış 13. Bası), İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2017. s.342-343. 24 Aksi görüş için bkz. Erdem, s.3584; Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, c.III. s.2574.
kişisel sebepler tek başına yeterli olmasa dahi eğer şirket üzerinde de olumsuz maddi sonuçlar doğurması halinde haklı nedenle fesih davası açılmasının mümkün olduğunu savunmaktadır25. Yargıtay’ın da kararları incelendiğinde kişisel sebeplerin haklı neden oluşturup oluşturmayacağı noktasında içtihat birliğine varamadığı görmekteyiz. Nitekim bazı kararlarında kişisel nedenlerin şirkete olumsuz olarak ettiğini kanaatine varmış26 ve fakat bazı kararlarında ise kişisel nedenlerin hakle sebep oluşturmayacağı, dolayısıyla fesih davasının açılamayacağı yönünde kararlarına da rastlanılmaktadır27. Kanaatimce, sermaye şirketlerinin doğası gereği, kişisel sebepler sonucunda haklı nedenle feshedilmemesi veya alternatif çözüm yollarına başvurulmaması gerekmektedir. Ancak, bununla birlikte az ortaklı, kapalı ve aile tipi anonim şirketlerde göz önünde bulundurulmak suretiyle kişisel sebeplerin, ortaklığa olumsuz olarak yansıdığının tespit edilmesi bu hususun yanı sıra ortaklığa yansıyan olumsuzluğun ortaklık ilişkisinin devamını çekilmez kılması gerekmektedir. 25 Erdem, s.3584; Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, c.III. s.2574. 26 27 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.12.2015 tarih, 2015/450 E ve 2015/12980 K sayılı ‘’ “davalı şirket ... 5 kişilik bir aile şirketin olmakla birlikte bir sermaye şirketidir. Bu sebeple de davacının aile bireyleri arasın- daki manevi bağların koptuğuna dair gerekçesi de davalı anonim şirketin feshi için haklı neden olarak görülemeyecektir” demek suretiyle kişisel sebepleri haklı sebep olarak telakki etmemiş̧ ve “Bozma sebep ve sekline göre davalı vekilinin, mahkemece fesih yerine uygulanan alternatif çözüme ve vergi yükümlülüklerine dair sair temyiz itirazlarının” incelenmesine dahi gerek görmemiştir.’’
2. Anonim Şirketlerde Tasfiye 2.1 Genel Olarak Anonim şirketler, temelde iki sebeple sona ermektedir. Bu sebepler, infisah ve fesih sebepleridir. Anonim şirketin sona ermesinin sonucu tasfiyedir. Sona ermeyle birlikte anonim şirketler tasfiye aşamasına girmektedir. Bu aşamada, ortaklığa ilişkin birçok sınırlama ve işleyiş farklılığı göze çarpar. Tasfiyeyle ortaklığın malvarlığının paraya çevrilmesi, alacakların tahsil edilmesi, borçların ödenmesi sonucunda elde kalan net malvarlığın tasfiye payı hükümlerince pay sahiplerine dağıtılması ve ticaret unvanının sicilden terkini ile tasfiye aşaması son bulur28. 2.2 Tasfiye Süreci 2.2.1 Tasfiyenin Tescil ve İlanı Anonim şirketin sona ermesiyle birlikte tasfiye süreci başlar. Tasfiye sürecine girilmekle birlikte yapılacak ilk işlerden biri şirketin tasfiye haline girdiğini sicile tescil ettirmektir. Nitekim, Türk Ticaret Kanun’un 532. Maddesinde sona eren şirketin tescili düzenlenmiştir29. İflastan ya da mahkeme kararı sonucunda anonim ortaklık sona erdiği takdirde tescil resen ilgili makamlarca yapılmaktadır. Fakat, sayılan sebeplerden farklı bir nedenle anonim ortaklık sona ermesi halinde ortalığın tasfiye haline girdiği yönetim kurulunca30 Ticaret Siciline tescil edilir31. Bu itibarla, ilgili kanun maddesinin gerekçesine bakıldığında tescilin sürünceme de kalmaması için bu düzenlemenin yapıldığı açıkça ortaya konmuştur32. Tescil başvurusunun hangi süre içerisinde yapılacağı kanunda sona erme bakımından özel olarak gösterilmemiştir. Bu durumda, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça tescil isteme suresinin on beş gün olduğunu düzenleyen TTK 30. hükmü uygulanacaktır. Tasfiye aşamasının tescilini düzenleyen 532. Maddenin gerekçesinde ‘’ şirketin sona ereceğine dair açıklamaları içerir’’ şeklinde bir düzenleme bulunsa da tescilin içeriğinin aydınlatılması gerekir. Bu itibarla, TSY 87 incelendiğinde; şirketin hangi sebepten ötürü sona erdiği, tasfiye memurun kim olduğu, adresi, kimlik bilgileri, tasfiye işlemlerinin şirketin 28 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, s.681. 29 Türk Ticaret Kanunu m.532: ‘’ Sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse, yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.’’ 30 Aksi görüş için bkz. Coşgun, s.15-16. 31 Coşgun, s.15 ; Kervankıran, Emrullah, Anonim Şirketlerin Tasfiyesi, (2.Bakskı), İstanbul, Seçkin Yayınevi, 2022, İstanbul, s.60. 32 Türk Ticaret Kanunu m.532’in gerekçesi: ‘’ “... Sona erme, kural olarak yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Bunun iki istisnası vardır. Bunlar şirketin iflas nedeniyle ve mahkeme kararıyla sona ermesidir. 6762 sayılı Kanunda sadece iflas hali istisna olarak düzenlenmiştir. İflas istisnasına mahkeme kararının da eklenilmesinin sebebi, resen tescili sağlayarak bu işlemin sürüncemede kalmasına engel olmaktır...”
merkezi dışında bir yerde yürütülecekse nerede yürütüleceği gibi tasfiye süreciyle alakalı bilgilerin de bulunması gerektiği düzenlenmiştir33. 2.2.2. Tasfiye Memurunun Atanması 2.2.2.1 Esas Sözleşme İle Atama Tasfiye memurlarının, atanması esas sözleşmeyle kararlaştırılabilir. Hatta pek sık görülmemekle birlikte, esas sözleşmede tasfiye memurlarının nitelikleri de tespit edilebilir34. Esas sözleşme ile belirlenen, kimselerin tasfiye memurluğu görevini ifa etmesi, bu görevi kabul etmelerine bağlıdır. Nitekim, tasfiye memuru olarak belirlenen kişilerin, tasfiye memurluğunu kabul etmemeleri üzerine belirsizlik doğacaktır. Ancak, yukarıda da bahsedildiği üzere herhangi bir düzenleme olmadığı zaman yönetim kurulu tasfiye memuru olarak görev yapmaktadır. Bu belirsizliğinde bu şekilde ortadan kaldırılması hukuk tekniği bakımından da doğru sonuçlanacaktır. 2.2.2.2 Genel Kurul Kararıyla Atama Tasfiye memuru, ortaklığın, sona ermesinden önce esas sözleşmeyle de belirlenmemişse genel kurul tarafından her zaman seçilebilir. Genel kurulda yapılacak tasfiye memuru seçiminde TTK.m.418’deki toplantı ve karar nisapları uygulanır35. 2.2.2.3 Mahkeme Kararıyla Atama Tasfiye memurları, esas sözleşme ya da genel kurul kararıyla belirlenmedikçe yasal olarak tasfiye memurluğu görevini yönetim kurulu üstlenmektedir. Mahkemece, tasfiye memuru atanması bazı hallerde mümkünse de genel olarak pek karşılaşılmaz. Ancak, istisnaları bulunmaktadır. Bu itibarla, TTK.m.536/3 incelendiğinde tasfiye memurlarının, şirketin feshine mahkemece karar verildiğinde mahkemece atanacağı açıkça düzenlenmiştir36. Dolayasıyla, şirketin mahkemece haklı feshinde veya organ eksikliğine sebebine dayanılarak ortaklık mahkeme kararıyla sona erdirilirse, tasfiye memurunu da bizzat mahkeme atayacaktır37. Ayrıca, 33 Erdem, Nuri, Şirketler Hukuku Şerhi, İstanbul, Seçkin Yayınevi, III.c, s.3621. 34 Pulaşlı, Hasan,Şirketler Hukuku Şerhi, ( 3.Baskı ), Ankara: Adalet Yayınevi, 2018, III.c, S.2480. 35 Türk Ticaret Kanunu m.536: ‘’ Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar.’’ 36 Türk Ticaret Kanunu m.536/3: ‘’Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır.’’ 37 Yargıtay 11.HD 2016/413 E. 2017/200 E. 12.01.2017 Tarihli İlamı: ‘’ Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davaların kabulüne, davalı ...r Petrol Pazarlama ve Tur. Ltd. Şirketi'nin feshine ve 26.02.2015 günlü sulh protokolü doğrultusunda tasfiyesine, (Tasfiyenin sulh protokolüne göre yapılmasına), tasfiye memuru olarak ... ve...'nın resen atanmasına, tasfiye memurlarına aylık 2.000,00'er TL ücret takdirine, bu ücretin davacılar tarafından karşılanarak tasfiye bilançosunda nazara alınmasına, TTK'nın 533. maddesi uyarınca tasfiye sonuna kadar şirketin unvanına
Mahkemenin olağan şartlarda pay sahiplerinden birinin istemi üzerine mahkemece tasfiye memuru atamayacaktır. Ancak, TTK.m.537/2 hükmü de incelenmek suretiyle bir istisnanın varlığının üzerinde durulması gerekmektedir38. Mahkeme, haklı nedenlerin varlığı halinde pay sahiplerinin talebi üzerine tasfiye memurunun azledebilir ve yerine yeni tasfiye memuru atayabilir. 39 getirilen bu düzenlemeyle birlikte tasfiye sürecine tam anlamıyla hakim olan ve ortaklığın yönetimi ve temsili anlamında etkin olan tasfiye memurlarının bu yetkilerini kötüye kullanmalarının önüne geçilmek istenmiştir40. Yani kısaca, tasfiye memurlarının azledilmesini gerektirecek haklı sebepler varsa pay sahipleri mahkemeye başvurmak suretiyle tasfiye memurunun azlini ve yerine yenisinin atanmasını talep edebileceklerdir. 2.2.2.4 Yasal Olarak Yönetim Kurulunun Tasfiye Memuru Görevini Üstlenmesi Tasfiye memurları, esas sözleşme ya da genel kurul kararıyla belirlenmedikçe yasal olarak tasfiye memurluğu görevini yönetim kurulu üstlenmektedir41( TTK m.536/1). Bu itibarla, yönetim kurulu hem kendi görevlerini yapacak hem de ayrıca tasfiye memuru gibi hareket ederek şirketin tasfiye sürecine ilişkin iş ve işlemleri yapacaktır. Görüldüğü gibi, yönetim kurulunun tasfiye memuru gibi hareket etmesi yasal bir zorunluluktur42. "Tasfiye halinde" ibaresinin eklenmesine, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.’’ 38 Türk Ticaret Kanunu m.537/2 Pay sahiplerinden birinin istemiyle ve haklı sebeplerin varlığında, mahkeme de tasfiyeye memur kişilere görevden alabilir ve yerlerine yenilerini atayabilir. Bu yolla atanan tasfiye memurları, mahkeme kararına dayanılarak tescil ve ilan olunurlar. 39 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/730 E. 2015/2852 K. 03.03.2015 Tarihli ilamı ‘’ yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ....'nin 06/05/2001 tarihinde yapılan ortaklar kurulu kararı ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, tasfiye memurluğuna ...'nın atandığı, tasfiye memurunun tasfiye işlemleri sırasında aynı iş yerinde .... ünvanını çağrıştıran dava dışı ....'nin faaliyet göstermesine izin verdiği ve bazı tahsilatları bu şirket makbuzları ile yaptığı dolayısıyla tasfiye memurluğu görevi sırasında basiretli bir iş adamı gibi davranmadığı, özen ve sadakat borcunu yerine getirmediği, paydaşların tasfiye payından eşit bir şekilde faydalanmasını sağlayacak şekilde hareket etmediği, böylelikle tasfiye memurluğu görevinde güven ilişkisini sarstığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tasfiye memuru ...'nın tasfiye memurluğu görevinden alınarak yerine yeni tasfiye memuru atanmasına, ücret takdirine karar verilmiştir.’’ 40 Oruç, Hami Şener, Anonim Ortaklıklarda Tasfiye Memurunun Mahkemece Atanması ve Azli, Dokuz Eylül Hukuk Fakültesi Dergisi, c.4 s.1, sy. 161. 41 Türk Ticaret Kanunu m.536: ‘’ Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar.’’ 42 Poroy/Tekinalp/ Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku II, (13. Baskı), İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2014, s.1572.
2.3 Tasfiyenin Anonim Ortaklık Üzerine Etkileri 2.3.1
Tüzel Kişilik Devam Eder Anonim ortaklığın sona ermesiyle birlikte tasfiye aşamasına gireceğini açıklamıştık. Ancak sona erme hukuk tekniği içeren bir ifadedir. Kısaca, Sona ermenin doğal sonucu, ortaklığın birden yok olup bitmesi değil, tasfiye haline girmesidir43. Bu minvalde, anonim şirketin tasfiyesi tamamlanmadan sona ermesi yani ortadan kalkması mümkün değildir. Nitekim, teknik anlamda sona eren şirket tasfiye aşamasına girmektedir. Başka bir deyişle, anonim şirketin sona ermesi kelime anlamıyla tam olarak uyuşmamakta, sona erme ifadesinden anonim şirketin sona erebilmesi için gerekli olan tasfiye sürecine girileceği anlaşılmalıdır44. Dolayısıyla, tüzel kişiliği son bulmaz. Tüzel kişiliği devam anonim ortaklık hak ve fiil ehliyetine de haizdir. 2.3.2 Anonim Ortaklıkta Tasfiye Gayesi Geçerli Olur Anonim ortaklıklar, iktisadi amaç doğrultusunda kurulur ve işletilir. Ancak, tasfiye sürecine giren ortaklığın amacı artık sadece tasfiye gayesine dönmektedir. Nitekim Türk Ticaret Kanunun 533 ve 535. maddelerine bakıldığında, sona eren şirketin tasfiye haline gireceği ve amacının tasfiye gayesiyle sınırlanacağı açık olarak ortaya konmuştur45. İktisadi amaç doğrultusunda kurulan anonim ortaklıklar, tasfiye aşamasına girilmesiyle beraber sona erme anına kadar mevcut olan ve ortaklığın özünü oluşturan iktisadi amaç ortadan kalkarak yerini tasfiye amacına bırakacaktır. Nitekim, bu aşamada, ortaklığı gerçek anlamda sona erdirilebilmek için tasfiye işlemleri yapılacaktır46. Tasfiye aşamasına giren şirketin organlarının da yetkisi tasfiye gayesiyle birlikte sınırlanacaktır. Yönetim Kurulu ve Genel Kurul bu aşamada tasfiyenin yapılması için gerekli ancak tasfiye memurlarının nitelikleri gereği yapamadığı iş ve işlemlerle sınırlı olarak faaliyet gösterecektir47. Bu minvalde, ortaklık sadece tasfiye gayesine yönelik iş ve işlemler yapabilir. Ortaklığın organlarının yetkisi de sınırlanmaktadır. Tasfiye gayesi, haricinde iş ve işlemler ortaklığı bağlamayacaktır. Bu işlemleri gerçekleştiren kimse yetkisiz temsil hükümlerince bizzat sorumlu olacaktır. Tasfiye gayesine değinirsek, yarım kalan işleri tamamlamak, ortaklığın malvarlığını satıp paraya çevirmek, alacakları tahsil etmek, borçları ödemek, tasfiye artığı kalmışsa onları tasfiye payı hükümlerince dağıtmaktır. Başka bir 43 Erdem, s. 3625; Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Şerhi, ( 3.Baskı ), Ankara: Adalet Yayınevi, 2018, III.c, S.2474. 44 Coşgun, s.21. 45 Türk Ticaret Kanunu m.533 ‘’Tasfiye halindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye halinde” ibaresi eklenmiş̧ olarak kullanır. Bu halde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır.’’ 46 Coşgun, s.24. 47 Türk Ticaret Kanunu m.535 ‘’ Şirket tasfiye haline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir.’’
değişle, şirketin gerçek anlamda sona ermesi ve sicilden terkin edilebilmesi için gereken tüm iş ve işlemleri tasfiye gayesi çerçevesinde değerlendirebilir.48 Bir hususa değinmek yerinde olacaktır; Tasfiye aşamasında yapılan ancak tasfiye gayesiyle bağdaşmayan işlemlerin kimi bağlayacağı önemlidir. Tasfiye aşamasında kural olarak yeni işler alınmaz. Fakat, tasfiye yardımcı nitelikte ve uzun süresi değilse duruma uygun düştüğü şekilde alınabilir. 2.3.3 Organların Varlığı Devam Eder 2.3.3.1 Yönetim Kurulu Yönetim kurulu, anonim şirketin yönetim ve temsilinden sorumlu zorunlu organıdır. Görev süresi içerisinde kesintisiz olarak şirketin yönetim ve temsil faaliyetini sürdürür49. Bilindiği üzere yönetim şirketin iç işlerini, temsil ise şirketin dış ilişkilerini ifade etmektedir. Tasfiyeye girmiş anonim şirketin organları varlığını sürdürür. Fakat, organların görevleri ve yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır50. Bu itibarla, yönetim kurulu varlığını sürdürecektir. Ancak, tasfiye amacıyla sınırlı olarak. Tasfiyeye ilişkin bu sınırlamaya Türk Ticaret Kanunu’un 535. maddesinde açıkça yer verilmiştir. Dolayısıyla, organlar varlığını sürdürecek Fakat, tasfiye işlerinden olmakla beraber tasfiye memurlarınca yapılamayan işlerle sınırlı bir şekilde tasfiye döneminde faaliyet göstereceklerdir51. Yapılan açıklamalar ışığında; sınırlamanın iki unsurlu olduğu anlaşılmaktadır. Tasfiye işleriyle sınırlı olmak birinci unsur, tasfiye işlerinden olmakla birlikte tasfiye memurlarının nitelikleri gereği yapamayacağı işlemler sınırlamanın ikinci ayağı olarak karşımıza çıkmaktadır52. Öncelikle sınırlamanın niteliği ve ortaklığın organlarına etkisi üzerinde durulacak ardından yönetim kurulunun tasfiye amacıyla sınırlı olarak yapacağı iş ve işlemlere değinilecektir. Eski Ticaret Kanunu döneminde sınırlamanın niteliği hakkında fikir ayrılıkları vardı. Şöyle ki, sınırlamanın hak ehliyetini mi yoksa fiil ehliyetini mi kapsadığı yönünde tartışmalar ve belirsizlik hakimdi. ETK döneminde hâkim görüş tasfiye aşamasına giren ortaklığın hak ehliyetinin sınırlanacağı idi. Fakat, yeni Ticaret Kanunuyla birlikte bu belirsizlik ortadan kalmıştır. Sınırlamanın hak veya fiil ehliyetine yönelik olmadığı, tasfiye aşamasına giren ortaklığın organlarının yetki ve görevleri tasfiye amacıyla sınırlanacaktır53. 48 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar 683. 49 Kayar, s.438. 50 Türk Ticaret Kanunu m.535: ‘’ Şirket tasfiye haline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir.’’ 51 Türk Ticaret Kanunu m.535 ‘’ Şirket tasfiye haline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir.’’ 52 Coşgun, s.36. 53 Yargıtay 10. HD. 2016/1517.E 2017/7582 .K 05.05.2016 tarihli kararı ‘’ bir ticaret şirketinin, taraf bulunduğu bir dava devam ederken tasfiye aşamasına girmesi şirketin taraf ehliyetini ortadan kaldırmaz. Zira şirketin tüzel kişiliği tasfiye gayesiyle sınırlı olarak devam eder. Ancak, şirketi davada tasfiye memurları temsil edecektir.’’
Bu nedenle, Anonim ortaklığın organları, 533 ve 535. maddelerden de anlaşılacağı üzere tasfiye gayesiyle ve tasfiye memurlarının tasfiyeyle ilgili olmasına rağmen nitelikleri gereği yapamayacağı işlerle sınırlıdır. Başka bir deyişle, anonim ortaklık tasfiye haline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan ancak, nitelikleri gereğince tasfiye memurunca yapılmayacak işlere özgülenir54. Fakat burada bir hususa değinilmesinde fayda vardır. Esasen tasfiye sürecinde organların varlığını ve yetkilerinin sınırı çizen madde Türk Ticaret Kanun’un 535. Maddesidir. Lakin, aynı zamanda ilgili Kanunun 533/2. Hükmünde de organların sınırlanmasına yönelik bir düzenleme de bulunmaktadır. Bu düzenleme hem kanun sistematiği hem de yeknesaklık açısından yerinde olmamıştır. Kanaatimce, bu madde de organların tasfiye amacıyla sınırlı olduğu şeklinde bir düzenleme yapmak yerine organların durumu yan başlıklı 535.maddeye eklenmesi ve aslında aynı sonuca varan iki maddenin düzenlenmesinin yerinde olmadığı, bu itibarla, 533/2. Maddenin genel nitelikte bir madde olmasına karşın, 535.maddenin ise daha detaylı ve somut bir madde olduğu açıktır. Tasfiye haline girilmekle, anonim şirketin idare ve temsil organı olan yönetim kurulu aksine bir hüküm öngörülmedikçe hem tasfiye memuru hem de yönetim kurulu sıfatıyla görevine devam eder. Ne var ki, tasfiye memuru olarak yönetim kurulu görevli değilse tasfiye amacı ile sınırlı olarak, tasfiye memurlarının nitelikleri gereği yapamadığı tasfiye işlerini yapacaktır. Bu işlere bakılacak olursa; tasfiye memurlarının Ticaret Siciline tescili, tasfiyeden dönmeye ilişkin genel kurulun toplantıya çağırılması, gibi görevleri bulunmaktadır. 2.3.3.2 Genel Kurul Genel Kurul, anonim şirketin zorunlu organlarındandır. Karar organı olarak görev yapar. Tasfiye sürecinde genel kurul da varlığını sürdürmektedir. Fakat, genel kurulun da görev ve yetkilerde tasfiye aşamasının bir sonucu olarak sınırlama gerçekleşir. Her ne kadar sınırlama olsa dahi, Genel kurulun tasfiye aşamasında önemli görevleri bulunmaktadır. Genel kurul, gerektiğinde tasfiye memurlarını seçer, seçilen tasfiye memurlarını azleder, tasfiyeye yönelik büyük miktarda aktiflerin satılması gibi tasfiye aşamasında mühim olan işlere karar verir, aktiflerin toptan satışı, ilk bilanço ve envanterin onaylanması, yönetim kurulunu ibra, pazarlıklarla aktif satmaya izin, her yılsonu için finansal tabloları onaylamak gibi tasfiye aşamasında önemli yetkileri bulunmaktadır55. 54 Poroy/Tekinalp/ Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku II, (14. Baskı), İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2014, s.1568. 55 Türk Ticaret Kanunu m.538’’ (1) Genel kurul aksini kararlaştırmamışsa, tasfiye memurları şirketin aktiflerini pazarlık yoluyla da satabilirler.
2.3.4 Pay Sahiplerinin Hakları Daralır Anonim
şirketin tasfiye aşamasına girmesiyle birlikte organlarının varlığını sürdürdüğü ancak yetki ve görevlerinin daraldığını, tasfiye amacına yönelik olarak sınırlandığını söylemiştik. Bu itibarla, genel kurulun bazı görev ve yetkileri de tasfiye organlarına geçmektedir. Pay sahiplerin de genel kurul, oy hakları olduğu düşünüldüğünde, yetki ve görevlerin sınırlanması dolaylı olarak pay sahiplerinin oy haklarını da sınırlar. 2.3.5 Tasfiye Memurlarının Temsil Yetkisi 2.3.5.1 Temsil Yetkisi Yapılan hukuki işlem, taraflarını bağlar. Ancak, bazen yapılan hukuki işlemin doğrudan taraflarını bağlamadığını da söyleyebiliriz. Bu noktada karşımıza temsil kurumu çıkmaktadır. Temsil, bir kişinin, yaptığı bir işlemin, bir başkasının adına ve hesabına sonuç doğuracak şekilde yapılmasıdır56. Temsil kurumu, kimi zaman hayatın olağan şartlarında gereklilik arz eden kimi zamansa güven ilişkisine dayanılarak yaratılan bir olgudur. Temsil yetkisi özel Kanunlardaki düzenlemeler saklı kalmak şartıyla Türk Borçlar Kanunu’nun57 40 ve devamında düzenlenmiştir58. Temsil, yetkili bir temsilcinin yapmış olduğu hukuki işlemin doğrudan temsil olunanı bağlayacağı fakat temsilci hukuki işlemi yaptığı karşı tarafa temsilci olduğunu bildirmezse veya durumdan da temsilci olduğu anlaşılmıyorsa işlemin sonuçları doğrudan kendisini bağlar. Temsil yetkisi, yetkiyi verenin iradesine bağlı olarak genel ve özel yetki olarak ikiye ayrılmaktadır. Genel yetki, temsil yetkisinin özel bir saikle verilmediği durumlarda söz konusudur59. Fakat, genel yetki olsa dahi temsilcinin her türlü iş ve işlemleri yapacağı anlamına gelmez60. Temsilcinin bazı işlemleri yapabilmesi için özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir. Özel yetki, temsil olunanın, temsilciye yetki verirken belirli hukuki işlemler belirterek, o hukuki işlemler hakkında temsil yetkisine sahip olduğu yönünde kayıt koyması olarak (2) Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir. Bu karar hakkında 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.’’ 56 Eren, Fikret , Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 24. bs, Ankara, Yetkin Yayınları, 2019, s. 477; M. Kemal Oğuzman, Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, c.1, Gözden Geçirilmiş Genişletilmiş (17.Bası), İstanbul, Vedat Kitapçılık 2019. s 221; Nomer, Haluk Nami, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Gözden Geçirilmiş, Genişletilmiş (19. Bası) İstanbul, Beta Yayınevi, 2023, s.150. 57 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 04.02.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır. 58Türk Borçlar Kanunu m. 40: “Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur. Diğer durumlarda alacağın devri veya borcun üstlenilmesine ilişkin hükümler uygulanır.” 59 Oğuzman/öz, s237. ; Nomer, s. 157-158; Eren, 496. 60 Oğuzman/Öz, s.237; Nomer ,s. 158.
tanımlanabilir61. Örneğin, dava açılması, sulh olma, kambiyo taahhüdü, bağışlama ve benzeri işlemlerin temsilci tarafından yapılabilmesi özel yetki verilmesine bağlıdır. Temsil yetkisi, yetki verenin iradesiyle ya da ölüm, gaiplik ve ehliyetin kısıtlanmasını takiben kendiliğinden ortadan kalkar. Temsil yetkisinin sona ermesine rağmen temsilciymiş gibi işlemler yapan kişi yetkisiz temsilci hükümlerine tabi olur. Meğerki, temsilci ve hukuki işlem yaptığı üçüncü kişi, yetkinin sona erdiğini bilmesin62. Temsil olunan adına hukuki işlemlerde bulunan temsil edenin eğer temsil yetkisi yoksa yetkisiz temsilci olacaktır63. Yetkisiz temsilcinin yapmış olduğu sürüncemede kalan hukuki işlemin çözümünde ise yetkisiz temsil kurumu işletilecektir. Bu minvalde, temsil olunan, temsilcinin yetkisiz olduğu halde yapmış olduğu bu hukuki işleme onay verirse işlem geriye etkili olarak sonuç doğuracaktır. Fakat, temsil olunan, yapılan bu hukuki işleme onay vermezse işlem hükümsüz hale gelecektir64. 2.3.5.2 Anonim Şirkette Temsil Yetkisi Temsil sadece gerçek kişileri ilgilendiren bir olgu değildir. Türk Medeni Kanunu’nda gerçek kişilerin yanında tüzel kişiler de düzenlenmiştir65. Tüzel kişiler, kuruldukları andan itibaren hak ehliyetine sahip olurlar66. Böylece, hak edinebilme ve borç altına girebilme anlamında gerçek kişilerle eşit seviyedelerdir. Tüzel kişiler, sadece gerçek kişilere özgü olan haklardan yararlanamazlar67. Tüzel kişiler, fiil ehliyetine ise TMK.m.49 gereği68 ‘’ kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar.’’ Kısaca, kanuna ve kuruluş belgelerine göre zorunlu organlarını oluşturmakla beraber tüzel kişiler kendi eylemleri ile hak kazanma ve borç altına girebilme ehliyetine (Fiil ehliyetine) sahip olabilirler69. 61 Oğuzman/Öz, s. 237; Nomer, s. 158. 62 Oğuzman/Öz, s.247; Nomer, s.163. 63 Oğuzman/Öz s.253; Nomer,164-165. 64 Türk Borçlar Kanunu m.46 (1) Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işle yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. (2) Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur. 65 Türk Medeni Kanunu’u m.47: (1) Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş̧ kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş̧ olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar. (2) Amacı hukuka veya ahlaka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz. 66 Mustafa Dural, Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku: Kişiler Hukuku, C.2, 19.bs, İstanbul, Filiz Kitapevi, 2018. s.245. 67 Dural/ Öğüz, s.245. 68 Türk Medeni Kanunu m.49: Tüzel kişilere, kanuna ve kuruluş̧ belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. 69 Dural/Öğüz, s.253.
Tüzel kişiliğin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır70. Tüzel kişiliğin doğası gereği dış ilişkilerde bulunulabilmesi ve bu ilişkinin tüzel kişiliğin üzerinde sonuç doğurması, başka bir deyişle, tüzel kişiliği bağlamasının ardında temsil kurumu yatar. Temsil kurumun işletilmesiyle beraber, tüzel kişiler dış ilişkilerde fiil ehliyetlerini kullanmak suretiyle iş ve işlemler de bulunabilirler. Fakat buradaki temsil kurumu tam anlamıyla Türk Borçlar Kanunun da düzenlenen temsil71 müessesiyle bağdaşmaz72. Anonim şirketler, iki temel organının bulunmasıyla fiil ehliyetine sahip olurlar. Bu organlar; şirketin iç ilişkilerinde yönetim ve dış ilişkilerinde ise temsil ile görevli organ konumunda bulunan yönetim kurulu ve şirketin karar alma organı olarak nitelendirdiğimiz genel kuruldur. Türk Ticaret Kanun’un73 365.de ‘’Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur’’ şeklinde düzenlenmek suretiyle yönetim kurulunun iç ilişkide yönetim hakkına, diş ilişki de ise şirket tüzel kişiliği adına Fiil ehliyetini kullanmak vasıtasıyla yönetim kurulu tarafından temsil edileceği ifade edilmiştir74. Kural olarak, temsil hakkı yönetim kurulu üyelerin hepsi için geçerlidir75. Ancak, kurul üyeleri bu temsil yetkisinin kullanılmasını esas sözleşmede özel bir hüküm bulunması kaydıyla üyelerden birkaçına ( muharras üye) yahut üye muharras müdüre devredebilir. Temsil yetkisinin, sadece muharras müdürlere özgülenmesi mümkün değildir. Bu doğrultuda, en az bir yönetim kurulu üyesinin de temsil yetkisine haiz olması gereklidir. 2.3.5.3 Tasfiye Memurlarının Temsil Yetkisi Anonim ortaklığın tasfiyesi feshin doğal bir sonucudur76. Dolayısıyla, tasfiye, anonim şirketin infisah veya fesih sebebiyle sona ermesini takiben ortaya çıkan bir süreçtir. Bu süreç ile birlikte Anonim Şirketin organların görev ve yetkilerinde bazı daralmalar meydana gelecektir. ancak, anonim ortaklığın hak ve işlem ehliyeti tasfiye sürecinde de devam edecektir77. Özellikle yönetim kurulunun görevlerindeki daralma temsil kurumunu da ciddi biçimde etkileyecektir. Tasfiyeye girmiş anonim şirketin organları varlığını sürdüreceğini daha 70 Türk Medeni Kanunu: (1)Tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır. (2)Organlar, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiye borç̧ altına sokarlar. (3)Organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. 71 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 04.02.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır 72 Dural/Öğüz, s.255. 73 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 14 Şubat 2011 tarih ve 27846 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır. 74 Kayar, s 447; Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, s.347; Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, s.462-463. 75 Türk Ticaret Kanunu m.370: (1)Esas sözleşmede aksi öngörülmemişse veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. (2)Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır. 76 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, s.681. 77 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, c.III. s.2574
önce belirtmiştik. Bu süreçte ortaklığın yönetim ve temsil organı olarak görev yapan yönetim kurulunun görevleri ve yetkileri tasfiye amacıyla sınırlanacaktır78. Tasfiyeyle ilgili bütün iş ve işlemleri yapmaya yetkili olan tasfiye memurları bu işlemlerin yapılmasında şirketi de dış ilişkide temsil edecektir. Yönetim kurulu sadece, tasfiyeyle ilgili olmayan ve tasfiyeyle ilgili olmasına rağmen tasfiye memurlarının nitelikleri gereği yapamayacakları iş ve işlemleri yapabilecektir79. Nitekim bu düzenleme Türk Ticaret Kanunu’un80 535. Maddesinde81 ‘’ Şirket tasfiye haline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir.’’ Şeklinde düzenlenmiştir. Öğretide Poroy/Tekinalp/Çamoğlu82, anonim ortaklık tasfiye haline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan ancak, nitelikleri gereğince tasfiye memurunca yapılmayacak işlere özgülenir şeklinde bir tanımlama yapmıştır. Doğal olarak bu düzenleme tasfiye memurlarının şirketi temsil yetkisinin doğmasına da delalet eder. Dolayısıyla, tasfiye memurları, tasfiye sürecinde; tasfiye amacına yönelik iş ve işlemleri yapar bununla birlikte de tasfiye amacına yönelik şirketi dış ilişki de temsil eder. Tasfiye memurlarının temsil yetkisi bu kapsamda; şirket aktiflerinin paraya çevrilmesi, şirket borçlarının şirket malvarlığından fazla olmaması koşuluyla ödenmesi, şirket alacaklarının tahsili, şirketin tasfiye sürecinde elde ettiği ihtiyaç duyulmayan paraların şirket adına bir bankaya yatırılması, tasfiye halindeki şirketin borçlarının ödenmesinden ve pay bedellerinin geri verilmesinden sonra varsa kalan malvarlığının, esas sözleşmede aksi düzenlenmedikçe ortaklar arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyazlar oranında dağıtma ve şirketin süregelen işlerini tamamlama tasfiye memurunun temsil yetkileri arasındadır83. Tasfiye memurlarının yetkileri arasında, şirketi mahkeme de ve icra dairlerinde temsil etme yetkide mevcuttur. Tasfiye memurları, sulh, feragat, kabul ve tahkime yetkilidir84. Nitekim, tasfiye memurları kendi takdir haklarını kullanmak suretiyle dava açılmasına karar verebilir ve açılan dava da ise şirketi savunabilir. Dava, tasfiye sürecinden önce dahi açılsa tasfiye sürecinde 78 Türk Ticaret Kanunu m.535: Şirket tasfiye hâlinde girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir. 79 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2475-2476; Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, s.683; Özge Kuru, ‘’Anonim Şirkette Temsil ve Temsil Yetkisinin Devri’’, İstanbul Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2022, s.215; Kervankıran, Emrullah, Anonim Şirketlerin Tasfiyesi, (2.Bakskı), İstanbul, Seçkin Yayınevi, 2022, İstanbul, s.84.; Erdem, Nuri, Ticaret Hukuku Şerhi, s.3635. 80 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 14 Şubat 2011 tarih ve 27846 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır. 81 Türk Ticaret Kanunu m.535 ‘’ Şirket tasfiye haline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir.’’ 82 Poroy/Tekinalp/ Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku II, (14. Baskı), İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2014, s.1568. 83 Kuru, s.216; Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2485-2496. 84 Kuru, s.218.
davayı tasfiye memurları takip edecektir85. Fakat, Kervankıran, şirket ile tasfiye memuru arasında görüş ayrılığı bulunan davalarda şirketi yönetim kurulunun temsil edeceğini belirtmektedir86. a. Aktifleri Toptan Satma Yetkisi ( Önemli Miktarda Aktif Satışı) Tasfiye memurları, şirket malvarlıklarını satma konusunda tek başına yetkilidir. Nitekim, TTK.m.538/2’de sadece aktifleri toptan satma hususunda tasfiye memurlarının yetkilerine sınırlama getirilmiştir. Bu nedenle, tasfiye memurları borçların ödenmesi için aktiflerin satışına gerek olmasa dahi tasfiye sürecinin sonunda borçlar ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra sermaye payları oranınca aktiflerin satışından elde edilen geliri pay sahiplerine dağıtacaklardır87. Tasfiye memurları bu yetkisi başka bir organa devredilemeyeceği gibi herhangi bir organın onayına da bağlanmaz. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi aktiflerin satılmasına yönelik yetkinin kullanılması manasında tek sınırlama aktiflerin toptan satışı ile ilgilidir. Tasfiye memurlarının aktifleri toptan satabilmesi, genel kurul kararına bağlıdır. Tasfiye memurları, şirket menfaatlerini göz önünde bulundurarak aktiflerin nasıl satılacağına karar verirler88. Fakat, tasfiye memurlarının pazarlık usulü ile satış yapabilmesi genel kurulun aksi yönde karar almamasına bağlıdır. aksi yönde bir karar varsa pazarlık usulü ile şirket malvarlığı satılamaz. Genel kurul kararına rağmen alınan karara uyulmaksızın yapılan işlemler TTK.m.371/4’de temsile yetkili olanların genel kurul veya esas sözleşmeye aykırı olarak yapmış olduğu işlemlerin geçersizliği düzenlemesi dikkate alındığında, TTK.m.371/4’deki düzenlemenin kıyasen uygulanmak suretiyle tasfiye memurlarına da uygulanması gerektiği söylenmelidir89. b. İflas Halinde tasfiye memurları, göreve başladıktan sonra öncelikle; ilk tasfiye bilançosu ve alacaklılar yapılan çağrılar neticesinde şirket borçlarını tespit eder. Borçlar, şirket malvarlığından fazla ise bu minvalde tasfiye memurları ivedi bir biçimde bu durumu asliye ticaret mahkemesine bildirmekle yükümlülerdir. Şirketin malvarlığının, borçlarından az olmasının sonucu iflastır. Şirket bu durumda asliye ticaret mahkemesi iflas kararı verir. Tasfiye 85 Yargıtay kararı 2019 k 86 Kervankıran, s.203. 87 Kuru, s.224; Kervankıran, s.264. 88 Kervankıran ise satış usulünün İİK da olduğu gibi açık arttırma yoluyla yapılmasını savunmaktadır. Bkz. Kervankıran, s.268. 89 Kervankıran, s.240; Kuru, s.225.
süreci İcra İflas Kanunu’nu hükümlerince iflas idaresi aracılığıyla tasfiye edilir. Bu halde tasfiye memurunun görevi sona erer. c. Belirli Uygulama İşlerinin Yapılması İçin Yetki Verilmesi 2.3.5.4 Tasfiye Memurunun Temsil Yetkisini Kullanma Usulü Tasfiye memurları, eTTK90 döneminde temsil yetkisini birlikte temsil usulüyle kullanmaktaydı, ancak yeni TTK91 ile birlikte tasfiye memurlarının, tıpkı yönetim kurulunun temsil yetkisini kullanma usulüne benzer bir şekilde düzenlenmiştir. Kısacası, tasfiye memurları tasfiye halinde olduğu belirtilen şirket ünvanının altına imza atmak suretiyle çift imza prensibine göre şirketi temsil edecektir92. Tasfiye memurları, normal dönemde şirketin yönetim ve dış ilişkilerde temsil organı konumunda bulunan yönetim kurulu gibi şirketi dış ilişkide çift imza prensibi ile temsil edecektir. Fakat, tasfiye memurlarının sayısına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, çift imza usulünün olması şirkete en az iki tasfiye memuru atanacağı anlamına gelmez93. Bu doğrultuda, tasfiye memurları birden fazla değilse, bir tasfiye memurunca tasfiye süreci yönetiliyorsa bu halde çift imza prensibinden de söz edilmeyecektir94. Ayrıca, çift imza prensibinin aksinin de kararlaştırılması mümkündür. Şöyle ki, genel kurul kararıyla yahut esas sözleşmeye hüküm koymak suretiyle çift imza ile temsil usulünün aksi kararlaştırılabilir. Bu doğrultuda, ortaklık münferiden de temsil edilebilinir. Ancak, genel kurul kararı veya esas sözleşmede hüküm bulunmaksızın tasfiye memuru münferiden yetkili gibi hareket eder ve ortaklık buna ses çıkarmazsa ve bu hal de karşı tarafta tasfiye memurunun münferiden yetkili olduğu kanaatini oluşturmuşsa ortaklık ‘’ yetkisiz temsil’’ olmasına rağmen bu işlemden sorumludur. Tasfiye memurlarının, çift imza usulü ile ortaklığı temsil edeceğini ve çift imza usulünün esas sözleşme ile karar alınmak suretiyle yahut genel kurul da karar alınarak değiştirilebileceği değinmiştik. Fakat, burada değinilmesi gereken önemli bir hal mevcuttur eTTK’da düzenlenen ancak yeni TTK da düzenleme alanı bulmayan ortaklığın menfaatine 90 eTTK numarasını yaz resmi gazete 91 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 14 Şubat 2011 tarih ve 27846 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır. 92 Kuru, s.63; Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2484; Kervankıran, s.206 .; Erdem, s.3699. 93 Yıldırım, Ali Haydar,Anonim Ortaklık Tasfiye Memuralrının Yetkilerini Kullanmaları, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 9, Özel Sayı, Dokuz Eylül Hukuk Fakülktesi, Ticaret Anabilim Dalı, 2007, s.946-950. 94 Yıldırım, s.951.
ilişkin acele işlerde birden fazla tasfiye memuru süreci yönetiyorsa birinin münferiden yapmış olduğu işlemin geçerli olduğudur. Bu işlemlere; şirketin menfaatlerinin tehlikeye düşmesi ve acil bir şekilde karar almayla birlikte hukuki yollara başvurulmasında vakit geçirilmeksizin yapılması gereken durumlarda tasfiye memurları münferiden hareket edebilir95. 2.3.5.5 Tasfiye Memurlarınca Yapılan işlemlerin Şirketi Bağlaması a. Şirketin bağlaması Tasfiye sürecinin, tasfiye memurları tarafından yürütüleceğini daha önceden belirtmiştik. Bu süreçte, şirket adına tasfiye amacıyla sınırlı olarak iş ve işlemler yapılır ve şirket dış ilişkide tasfiye memurlarınca temsil edilir. Tasfiye öncesi dönemde, yönetim kurulunun şirketi temsil yetkisinin işletme konusu içerisinde kullanılması gerektiği, ancak işletme konusun dışında da yapılan işlemlerin şirketi bağlayacağı belirtilmiştir. Tasfiye memurları için de paralel bir düzenleme yapıldığı belirtmek yanlış olmayacaktır96. Tasfiye memurlarının, tasfiye sürecine yönelik olarak sınırlandırılmış bu yetkilerini aşması durumunda şirket sorumlu olacaktır. Ancak, üçüncü kişinin, tasfiye memuruyla yapmış olduğu işlemin tasfiye amacına girip girmediğinin tespit edilmesi yükümlülüğü yüklenmemesine rağmen yapılan işlemin açıkça tasfiye amacına girmediğinin bilinmesi yahut halin gereğinden bu işlemin tasfiye amacına girmediğinin bilinmemesinin kuşkuya mahal vermeyecek şekilde belli olması durumunda şirket bu işlemden sorumlu olmayacaktır. Başka bir deyişle, bu işlem şirketi bağlamayacaktır97.(TTK.m.539/II)98 b. Şirketi Bağlamaması Tasfiye memurları, tasfiye sürecinde şirketin tasfiye işlerine yönelik olmak kaydıyla dış ilişkide temsil organıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun99 539. Maddesinde belirtildiği gibi; ‘’ Tasfiye memurlarının üçüncü kişilere tasfiye amacı dışında yaptığı işlemler şirketi bağlar’’ dolayısıyla, tasfiye memurunun bu süreçte yapmış olduğu tüm işlerin ortaklığı bağlayacağı belirtilmiştir. Ancak, TTK.m.539/2’de karşı tarafça yapılan bu işlemin tasfiye amacı dışında 95 Kervankıran, s.186. 96 Kuru, s.220; Kervankıran, s.292. 97 Kuru, s.220. 98 Türk Ticaret Kanunu m.539: (1)Tasfiye memurlarına Kanunla tanınmış̧ yetkiler devredilemez; ancak, belirli uygulama işlemlerinin yapılabilmesi için, tasfiye memurlarından biri diğerine veya üçüncü bir kişiye temsil yetkisi verebilir. (2) Tasfiye memurlarının üçüncü kişilere tasfiye amacı dışında yaptığı işlemler şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin işlemin tasfiye amacının dışında olduğunu bildiği veya halin gereğinden bilmemesinin mümkün olamayacağı ispat edilsin. Tasfiyenin sadece tescil ve ilan edilmesi, bu hususun ispatı için yeterli delil değildir. 99 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 14 Şubat 2011 tarih ve 27846 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.
olduğunun bilinmesi yahut halin gereğinden bilinmemesinin kuşkuya mahal vermeyecek şekilde belli olması durumunda sorumluluğun doğmayacağı da belirtilmektedir. Kanaatimizce, üçüncü kişinin ‘’ halin gereğinden bilmemesinin mümkün olmayacağı’’ hükmü üçüncü kişinin lehine olarak yorumlanmalıdır. Üçüncü kişinin, gerçekten ağır bir ihmal sonucunda bu işlemin tasfiye işlemi olarak algılaması sonucunda şirketin bağlanmaması gerekmektedir. 2.3.5.6 Tasfiye Memurlarının Temsil Yetkisinin Sınırlandırılamaması Tasfiye memurlarının yetkisinin sınırlanması konusunda Türk Ticaret Kanunu’nda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla beraber gerek öğretide tasfiye memurlarının yetkilerinin sınırlanmasına yönelik görüş birliği bulunmamaktadır. Kanun koyucu tarafından TTK.m.371/3’te düzenlenen yönetim kurulunun temsil yetkisinin sınırlanması benzeri bir düzenleme yapılmamasının bilinçli bir tercih olduğu düşünülmelidir. Ancak, öğretide Kervankıran, TTK 371/3 de düzenlenen yönetim kurulunun temsil yetekisinin sınırlanması ile ilgili maddesinin kıyasen tasfiye memurların temsil yetkisinin sınırlanması hakkında kıyasen uygulanması gerektiğini belirtmiştir100. Kanaatimizce, yukarı da belirttiğimiz gibi tasfiye memurlarının temsil yetkisi genel kurul kararı ya da esas sözleşme getirilebilecek ‘’çift imza’’ usulü hariç olmak kaydıyla sınırlanamaz. 2.3.5.6 Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu Tasfiye memurlarının sorumluluğu, TTK.m.541/4101 hükmüyle TTK.m.553 hükmüne yollama da bulunulmuştur. Türk Ticaret Kanunun 553. Maddesinde kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu düzenlenmiştir. Tasfiye memurların kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri durumunda oluşan zararlardan sorumlu olacakları ifade edilmiştir102. Dolayısıyla, tasfiye memurları, tasfiye işlerini yürütürken yasaya, esas sözleşmeye aykırı eylemleri dolayısıyla ortaya çıkan zararlarından tamamen kusursuz olduklarını ispat etmedikleri takdirde müteselsil olarak sorumlu olurlar103. Tasfiye memurlarına yönelik sorumluluk dolaysıyla açılacak davalar, zararın ve zarar verenin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl her halde ise zararı doğuran eylem üzerinden 5 yıl 100 Kervankıran, s.205 101 Türk Ticaret Kanunu m.541/4:Yukarıdaki fıkralarda yazılı hükümlere aykırı hareket eden tasfiye memurları haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı 553 üncü madde uyarınca sorumludur. 102 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2497 103 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2497
geçmesiyle zamanaşımına uğrayacaktır104. Bununla birlikte, yapılan eylemin Türk Ceza Kanunu uyarınca suç sayılması halinde ve bu kanunda ilgili suç tipi bakımından daha uzun zamanaşımı öngörülmesi halinde, sorumluluk nedeniyle açılan tazminat davalarının zamanaşımı da TCK hükümlerine göre belirlenir.(TTK.m.560) 2.3.5.6 Tasfiye Memurluğunun Sona Ermesi Tasfiye memurlarının nasıl atanacağını önceki bölümlerde ifade etmiştik. Bu başlık altında ise tasfiye memurunun görevinin sona ermesinden bahsedeceğiz. Tasfiye memurların görevinin sona ermesi birçok neden sebebiyle gerçekleşebilir. a. Kendiliğinden sona erme Tasfiye memurunun, görevinin sona ermesi tasfiye sürecinin son bulmasıyla olacaktır. Tasfiye sürecinin son bulmasıyla birlikte ünvanını tasfiye halinde ibaresi eklenmiş şekilde kullanılan şirket ticaret sicilinden terkin edilir. Ancak, tasfiye memurunun, ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi gibi hallerde tasfiye memurluğunu sona erdiren sebeplerdir105. b. Genel Kurul Kararıyla Azil Tasfiye memuru, genel kurul veya esas sözleşme ile atansın yahut yönetim kurulu tarafından yerine getirilmesi fark etmeksizin genel kurul tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden azledilebilir ve yerine yenisi atanabilir106. Yeni tasfiye memuru, esas sözleşmede tasfiye memurunun niteliği hakkında bir düzenleme yoksa pay sahiplerinden olabileceği gibi, üçüncü kişilerden de olabilir107. Fakat, tasfiye memurları birden fazla ise en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye de bulunması gerekir. c. Mahkeme Kararıyla Azil Mahkemenin anonim şirketin sona ermesine karar verildiği durumlarda tasfiye memurunun, mahkeme tarafından atanabileceği üzerininde daha önceki bölümlerde durmuştuk108. Nitekim, tasfiye memurunun mahkeme tarafından atandığı durumlarda ancak, pay sahiplerinden birinin talebi ve haksız sebebin varlığı halinde mahkeme tarafından azledilebilir109. azil davasını 104 Türk Ticaret Kanunu m.560: sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş̧ yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır. 105 Kervankıran, s. 211. 106 Kayar, s.486; Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2482.; Kervankıran, s.212; Kuru, s. 84. 107 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2482. 108 Bölüm II, s.9. 109 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2482; Kuru, s.84; Kervankıran, 215-216.
açmaya sadece pay sahipleri yetkilidir. Dolayısıyla, şirket alacaklıları, yönetim kurulu ve denetçiler kurulu bu davayı açamazlar110. Haklı sebep, kanunda düzenlenmemiştir. Öğretide ise Kervankıran, tasfiye memurunun dürüstlüğüne, bilgi ve becerisine ya da tarafsızlığına güvenin sarsıldığı durumların haklı sebebe örnek teşkil edeceğini belirtmektedir111. d. İflas Sonucunda Sona Erme Tasfiye memurları, göreve başladıktan sonra ilk tasfiye bilançosu ve alacaklılar yapılan çağrılar neticesinde şirket borçlarını tespit eder. Borçlar, şirket malvarlığından fazla ise bu minvalde tasfiye memurları ivedi bir biçimde bu durumu asliye ticaret mahkemesine bildirmekle yükümlülerdir. Asliye Ticaret Mahkemesi bu halde iflas kararı verecektir. İflas kararıyla birlikte tasfiye memurlarının görevi de sona erer. Nitekim, iflas halinde anonim şirketin tasfiyesi İcra İflas Kanunu’nu hükümlerince iflas idaresi aracılığıyla tasfiye edilir. d. İstifa Tasfiye memurlarının, görevinin sona ermesiyle sonuçlanacak sebeplerden biri de istidadır. İstifa, kanunda düzenlenmemiştir. Lakin, tasfiye memurları yanı yönetim kurulu üyeleri gibi hiçbir sebep göstermeksizin istifa edebilir112. 110 Kayar, 486; Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2483. 111 Kervankıran, s.215. 112 Kervankıran, s.217; Kuru, s.82.
Tasfiye Sürecinin Sona Ermesi 3.1 Genel Olarak Tasfiye süreci, anonim şirketin sona ermesiyle birlikte başlamaktadır. Nitekim, sona ermenin doğal sonucunun tasfiye aşaması olduğu ikinci bölümde açıklığa kavuşturulmuştur.113. Tasfiye sürecini başlamasıyla beraber bu süreci yönetecek tasfiye memurları atanır. Tasfiye memurları atandıktan sonra, şirketin tam anlamıyla ortadan kalkmasına yönelik iş ve işlemlerde bulunacaktır. Tasfiye memurlarının, görev ve yetkileri Türk Ticaret Kanunumuzda düzenlenmiştir. Tasfiye memurları, göreve başlar başlamaz şirketin başlangıçtaki durumunu, kısaca, ortaklığın malvarlığı, borçları, alacaklarını tespit eder. Ortaklığın finansal durumuyla ilgili olmak üzere finansal çalışmasını yapar gerektiğinde ise uzman bilirkişilere başvurur. Ortaklığın, malvarlığı, borçları, alacakları tespit edildikten sonra tasfiye memurları tarafından envanter ve bilanço düzenlenir, genel kurul onayına sunulur. Böylece ortaklığın aktif ve pasifleri tespit edilmiş olur. Tasfiye memurlarınca yapılan ve Genel kurulca onaylanan envanter ve bilançonun ardından, Alacaklıların, alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmesi amacıyla adresleri şirket defterinden anlaşılan veya yerleşim yerleri bilenen alacaklılara iadeli taahhütlü mektupla, diğer alacaklılara da ilan yapılmak suretiyle şirketin tasfiye sürecinde olduğu bildirilir. Bildirimlerin ardından şirketin borçları ödenir, alacakları tahsil edilir, malvarlıkları satılır. Bu itibarla, şirket gerçek anlamda sona ermeye hazırlanmaktır. Bu itibarla, tasfiye sürecine ilişkin iş ve işlemler yapıldıktan sonra şirket sicilden terkin ettirilir. Böylece tam anlamıyla ortadan kalkmış olur. 3.2 Şirketin Sicilden Terkini Anonim şirketin, tasfiye işlemlerin bitimiyle, başka bir deyişle, alacakları tahsil edilmiş, borçları ödenmiş ve malvarlığı satılmışsa artık tasfiye sürecinin sonuna gelinmiştir. Sona ermeyle birlikte tasfiye sürecine girilir. Nitekim, tasfiye sona ermenin doğal sonucudur. Tasfiye sürecinin başlangıcında ortaklığın tasfiye halinde olduğu Ticaret Siciline tescil ettirilir. Tasfiye sürecinin tamamlanmasını takiben ortaklık Türk Ticaret Kanun’un 545 maddesi gereğince Ticaret Sicilinden Terkin ettirilir114. Ortaklığın sicilden terkin edilmesinin ticari hayat açısından önemi büyüktür. Terkin, ticari hayatın güvenliği bakımından önemlidir. Bu itibarla, kamunun ve ticari hayattaki aktörlerin tasfiye sonucu ticari faaliyetlerine son vermiş, herhangi bir 113 Bölüm, II, s.7. 114 Türk Ticaret Kanunu m.545 ‘’Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir.’’
malvarlığı bulunmayan şirketin sicilden silinmesini konusunda menfaatinin olduğu açıktır115. Ancak, burada bir hususa değinmekte fayda vardır. Peki, ortaklığın sicilden terkin edilmesinden sonra yapılması gereken tasfiye işlemlerinden biri yapılmamışsa, yapılmadığı ortaya çıkmışsa bu durumun akıbeti ne olacaktır. Bu itibarla, yeni Ticaret Kanunuyla pozitif hukuk sistemimize de girmiş olan ek tasfiye (ihya) üzerinde durulmalıdır. Ek tasfiye açıklanacak olursa, bir ticaret şirketinin tasfiyesi sonucunda sicilden terkin edilmiş. Ancak, yapılması gereken bir tasfiye işlemi yahut ortada üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunulmamış bir malvarlığı varsa yani kısaca tasfiye tam olarak gerçekleştirilmemişse, yeniden tasfiye sürecinin canlandırılmak suretiyle önceki tasfiye sürecinde yapılmayan iş ve işlemlerin yapılmasına ek tasfiye (ihya) denir116. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da görüldüğü üzere, tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamışsa ve tasfiyesi gereken hususlar ihmal edilmişse, tüzel kişilik sicilden terkin edilse dahi tasfiye tamamlanmamıştır. Yeniden canlandırılması (ihya) gerekir. Bunun için de tasfiye memurları ve Ticaret siciline husumet tevcih edilerek dava açılması gerekir117. Öncelikle, ek tasfiye ilişkin yeniden tasfiye aşamasının ihyası, yazılı yargılama usulüne göre görülecektir. Yargıtay bir kararında, kooperatifin tasfiye dışında kalmış bir gayrimenkul hissesi bulunduğu gerekçesiyle, tasfiye memurlarının görev ve yetkilerini ihmal ettiği bundan dolayı eksiklik bulunduğu nedeniyle şirket tüzel kişiliğinin tekrar ihyasına karar vermiştir118. Bir başka Bölge Adliye Mahkemesi kararında ise şirketin keşidecisi olduğu çeklerle ilgili bir uyuşmazlıkta şirketin sicilden terkin edilmesinden dolayı icra takibine girişilemediği için şirketin ihyasına karar vermiştir119. 115 Bakan, Muhammed Anonim Şirketin Sona Ermesi ve Sona ermeye Bağlanan Hukuki Sonuçlar, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2018, s.101-102. 116 Türk Ticaret Kanunu m.547 ’’Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.’’ 117 Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Şerhi, ( 3.Baskı ), Ankara: Adalet Yayınevi, 2018, III.c, S.2504. 118 Yargıtay 11.HD E8073/K.797 ‘’ Tasfiye memurlarının, ortaklığın tüm malvarlıklarını araştırmak suretiyle tasfiyeyi gerçekleştirmeleri gerekirken, eksik işlemler ile tasfiyeyi sonuçlandırmaları doğru görülmemiştir. O halde, mahkemece tüzel kişiliğin ihyasına karar verilmesi gerekir.’’ 119 BAM 14.HD 2022/1575 E. 2022/2366 K. ‘’ ihyası istenen şirketin İstanbul 19. İcra Ceza Mahkemesi'nde 2020/93 Esas ve İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4662 Esas sayılı dosyalarında taraf olduğu, davacı ve alacaklının iş bu dosya davacısı olduğu, şirketin tasfiye sonucu kapatıldığı ancak hakkında dava bulunduğundan ihyasını istemekte davacı tarafın hukuki yararının bulunduğu, TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye için bir süre ve zamanaşımının olmadığı, talebin haklı olduğu, derdest dava ile ilgili ek tasfiye konusunda ihyasına karar verilmesi gerektiği, tasfiye edilen şirketin tasfiyesine ilişkin ilanların yapıldığı ve şirkete davacının bir başvuru yapmadığı, davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğinden yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 72305 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilen ...'nin İstanbul 19. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2020/93 Esas ve İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4662 Esas sayılı dosyalarında taraf teşkilinin sağlanması ve ek tasfiyenin yapılması amacıyla TTK'nın 547.maddesi uyarınca ihyasına, önceki tasfiye görevlisi ...'un yetkisinin ek tasfiye tamamlanıncaya kadar devamına, kararın ticaret sicil müdürlüğüne tebliğine ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafça yaptırılmasına karar verilmiştir. ‘’Bölge Adliye Mahkemesince ihyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 30/05/2019 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin olduğu, son tasfiye memurunun da davalı ... olduğu, TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye
ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirdiği, davacı tarafından davalı şirkettin keşide ettiği çekler nedeniyle alacaklı olunduğu, davalı hakkında karşılıksız çek keşide etme nedeniyle İstanbul 19 İcra Ceza Mahkemesi'nin 2020/93 Esasında derdest dava bulunduğu, terkin edilen şirket aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4662 esas sayılı dosyasında icra takibi bulunduğu ileri sürülerek, alacağın tahsilinin sağlanması yönünde işlemler yapılabilmesi için şirketin ihyasına ve şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Siciline tescili talep edildiği, davacı tarafından terkin olmuş şirketin keşidecisi olduğu ileri sürülen çekler nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde, terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararın infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, davalının, davacıya takip ve dava konusu çekler nedeniyle borcun bulunmadığına ilişkin savunmaları ve istinaf sebepleri ise ihya davasının konusu olmayıp, ilgili takip ve yargılamalarda değerlendirilebilecek savunma sebepleri niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı tasfiye memuru ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.’’
SONUÇ Anonim şirket, birinci bölümde açıklandığı üzere fesih ve infisah sebepleri sonucunda sona erer. Fakat, Sona ermenin doğal sonucu, ortaklığın birden yok olup bitmesi değil, tasfiye haline girmesidir. Bu minvalde, teknik anlamda sona erme denilse bile, sona eren şirket birden yok olup gitmez. Ortaklık, sona ermenin tamamlanması amacıyla tasfiye aşamasına girmektedir. Sona ermeyle birlikte ortaklığın birden yok olup gitmeyeceğini, Türk Ticaret Kanun’un 533. Maddesinin lafzından anlaşılacağı gibi ortaklığın tasfiye aşamasında tüzel kişiliğini koruduğu açıktır. Anonim ortaklık, tasfiye aşamasına girmekle birlikte mahkeme kararı veya iflas sonucunda sona ermesi dışında başka sebeplerle sona ererse yönetim kurulu tarafından ortaklığın tasfiye sürecine girdiği Ticaret Siciline tescil ettirilecektir. Böylece, şirketin tasfiye haline girmiş olduğu da sicilden açıkça anlaşılacaktır. Tasfiye aşamasını, tasfiye memurları yönetmektedir. Yönetim kurulu sadece tasfiye aşamasına özgü olarak sınırlanan görevlerini ve tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olmakla birlikte Tasfiye memurların nitelikleri gereği yapamadığı işleri yapabilir. Bu itibarla, organlığın zorunlu olan organlarından genel kurul ve yönetim kurulun görev ve yetkileri sınırlanmaktadır. Fakat bu sınırlama kanunun lafzından da anlaşılabileceği gibi ortaklığın hak ve fiil ehliyetine yönelik değildir. Sınırlama ortaklığın organlarının görev ve yetkililerine ilişkindir. Tasfiye aşamasında, tasfiye memurları ortaklığın sona ermesi ve tescilden terkin edilebilmesi için bu aşamaya özgü görevleri yaparlar. Bu minvalde, ortaklığın malvarlığının satılması, alacaklarının tahsil edilmesi, borçlarının ödenmesi, elde kalan net malvarlığının tasfiye payı hükümlerince pay sahiplerine dağıtılması gibi iş ve işlemleri yaparlar. Ortaklık, sona ermeyi takiben tasfiye aşamasına girilince ticaret siciline ‘’tasfiye’’ halinde şeklinde tescil edildiğini belirtmiştik. Yukarıda anlatıldığı gibi tasfiye sürecine ilişkin iş ve işlemlerin tamamlanmasıyla birlikte artık Ticaret Sicilinden terkin edilir ve teknik olarak ortadan kalkar, tasfiye aşaması son bulur.
KAYNAKÇA POROY/TEKİNALP/ÇAMOGLU, Ortaklıklar Hukuku I, (13.Baskı), İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2014. POROY/TEKİNALP/ÇAMOGLU, Ortaklıklar Hukuku II, (13.Baskı), İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2014. PULAŞLI, Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, ( 5.Baskı), Ankara: Adalet Yayınevi, 2017. KAYAR, İsmail, 6102 Sayılı Ticaret Kanununa Göre Türk Ticaret Hukuku, ( 5.Baskı), İstanbul: Seçkin Yayınevi, 2018. PULAŞLI, Hasan, Şirketler Hukuku Şerhi, III.C, ( 3.Baskı), Ankara: Adalet Yayınevi, 2018. ERDEM, Nuri, Şirketler Hukuku Şerhi, (1.Baskı), Ankara, Seçkin Yayınevi. ERDEM, Nuri, Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi, Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Doktora Tezi, 2012. BAKAN, Muhammed, Anonim Şirketin Sona Ermesi ve Sona ermeye Bağlanan Hukuki Sonuçlar, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2018, s.101-102. ORUÇ, Hami Şener, Anonim Ortaklıklarda Tasfiye Memurunun Mahkemece Atanması ve Atanması, Dokuz Eylül Hukuk Fakültesi Dergisi c.4, s.1 Haziran 2002 NOMER, HALUK NAMİ, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 19. Bası, Beta Yayın evi, İstanbul, 2023. KURU, ÖZGE, Anonim Şirkette Temsil ve Temsil Yetkisinin Devri’’, İstanbul Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2022 YILDIRIM, ALİ HAYDAR, Anonim Ortaklık Tasfiye Memuralrının Yetkilerini Kullanmaları, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 9, Özel Sayı, Dokuz Eylül Hukuk Fakülktesi, Ticaret Anabilim Dalı, 2007, s.946-950. KERVANKIRAN, EMRULLAH, Anonim Şirketlerin Tasfiyesi, (2.baskı), İstanbul, Seçkin Yayınevi, 2022/03. DURAL, MUSTAFA; ÖĞÜZ, TUFAN, Türk Özel Hukuku: Kişiler Hukuku, c.2, (19.Baskı), İstanbul, Filiz Kitapevi, 2018. OĞUZMAN, M. KEMAL; ÖZ, TURGUT, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, c.1,( Güncellenip genişletilmiş 17. Baskı), İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2019. EREN, FİKRET, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, (24.Baskı), Ankara Yetkin Yayınevi, 2019.
KARAMAN COŞGUN, ÖZLEM, Anonim Şirketin Tasfiyesi, (1.Baskı), Ankara, Adalet Yayınevi, 2015. NOMER ERTAN, Füsun: “Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi Davası -TTK m.531 Üzerine Düşünceler”, İÜHFM C. LXXIII, S. 1, 2015, DEMİRSATAN, BARIŞ: Türk Borçlar Kanunu Çerçevesinde Sözleşmenin Haksız Olarak Sona Erdirilmesi, Onikilevha Yayınevi, 1. Baskı, İstanbul, 2019. ŞENER, ORUÇ HAMİ, Ortaklıklar Hukuku, ÇEVRİMİÇİ KAYNAKLAR https://dergipark.org.tr/tr/ https://www.lexpera.com.tr/ https://www.corpus.com.tr/ https://www.mevzuat.gov.tr/ https://sozluk.gov.tr/
Bize Ulaşın
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?
Durumunuza özel değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bize Ulaşın